"Fânîyim, fânî olanı istemem; âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim, gayrı istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâkî isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcûdâtı umumen isterim."
Yüregim huzurunda Askinla yanmakta, Bu Kalp Nasil anlatsin icindekilerini, sessiz kelimeler seciyorum beni caresizligimden söküp sana getiren Sessiz Duam olsun diye,Sen işityeter Allahim,üsüyorum Askinlaısıt, sonra birtek Seninle Serinlesin Yüregim...Yollarim hep Sana olsun ..Rabbim Sen bu yoldan ayirma, gözlerimden akan gözyaslarimin tek sahidi Sen ol..Kirilgan yüregimle Sana geldim, sen yüregimi birakma Allahim... Beni bana birakma ...
Yâ RABBI! Sen benim Rabbimsin, ben ise senin kulunum. Sen herseyi Yaraticisin, ben ise yaratilanim. Sen rizik verensin, ben ise rizik alanim. Sen mülkün sahibisin, ben ise kölenim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise âciz ve zelîlim. sen zenginsin, ben ise sana muhtacim. Sen ezelî dirisin, ben ise ölüme mahkûmum, sen bakisin, ben ise fânîyim. sen kerem sahibisin, ben ise kötülenmeye lâyigim. Sen iyilik yapansin, ben ise kötülük isleyenim. Sen affedicisin, ben ise günahkârim. Sen büyüksün, ben ise hakirim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise zaîfim. sen verensin, ben ise isteyenim. Sen emniyet verensin, ben ise korkanim, Sen cömertsin, ben ise dua edenim. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Rahmetinle benim günahlarimi affet. Suçlarimi bagisla.
~ Amin ~ Gerçek su ki,insanlar kendi iç dünyalarini degistirmeden Allah onlarin durumunu degistirmez.(13 Ra'd 11)
Bu böyledir,çünkü Allah,bir topluma bahsettgi nimeti ve esenligi, o toplum kendi gidisini degistirmedikçe asla degistirmez; ve[bilin ki] Allah herseyi isiten,her seyi bilendir.(8Enfal 53
Bir gün, odamdaki pencerenin dibinde ölü bir arı görmüştüm. Arının cesedi siyahlaşmıştı. Demek ki uzun süredir orada idi ve ben görmemiştim. Ama görmem bir şey değiştirmemiş, dursun varsın demiştim ve arıya hiç dokunmamıştım.
Ölü bir arı… Bir kenarda unutulup gitmişti. Ben bile umursamamıştım… Acaba o arının öldüğünü umursayan birileri var mıydı? Dostları, akrabaları ve sevdikleri mesela, ne kadar umursamışlardı arının ölümünü? Yitip giden bir arı mıydı da kimse ondan haberdar değildi?
Bu sorular cevapsız kalacak derken bir parkın kenarından geçiyordum. Parkta kendilerine sunulan yiyeceklerini afiyetle yemekte olan bir güvercin topluluğu vardı. Kendilerinden 5–10 metre ötede ise bir güvercin bir martı tarafından yerden yere vurulup yenmek için hazır hale getiriliyordu. Gözlerime inanamadım… Bu güvercinler arkadaşlarının paramparça edilmesine nasıl bu kadar bigane kalabilirlerdi? Nasıl afiyetle yemeklerini yemeye devam edebilirlerdi?
* * * * *
Arı… Güvercin… Unutulma fikri içime acı olup çöktü… Demek ki böyleydi ha? Çok kısa bir süre içinde unutulacaktık yani?
Bizi hatırlayanlar da ölecekti bir gün. Onları hatırlayanlar da.
Ama durun bir dakika… Benim unutmadığım ve dualarımda sürekli isimlerini andığım insanlar var. Hem de onlar âlem-i bekaya göçeli yüzlerce yıl olmuşken. Hem de hiç birini dünya gözüyle görmemişken. Peygamber Efendimiz başta mesela. Ehl-i Beyt, Ashab-ı Kiram ve nice Hakk Dostları…
* * * * *
Ayet-i Kerime’de buyruluyor:
Onlara şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur.” (Câsiye Sûresi 45/34)
Demek ki Allah’ı unutarak yaşanılan bir hayatın neticesi ebedi unutuluş… O’nu unutmadan sürülen bir ömür ise hem Allah (c.c.) katında unutulmamaya hem de bu dünyada unutulmamaya sebep oluyordu…
Duamız o dur ki ne Rabbimiz bizi unutsun ne de biz O’nu…
YAŞAMAYA CAN ATTIĞIN SONRA HAYAL KURMAKTAN,MUTLU OLMAKTAN,ZİRVELERE TIRMANMAKTAN,YÜREĞİMİ COŞKUYLA KOŞTURMAKTAN KORKTUĞUN ŞEYE HAYAT DİYORLAR BURADA..HİÇBİRŞEY OLMADIĞINI ZANNETİĞİN AMA O SESSİZLİĞİN KOCA BİR MANAYA DENK DÜŞTÜĞÜ ANLAR YAŞIYORUM..BUNDAN SONRA GELECEK OLANDAN,BİLMEDİĞİM,BİLİPTE GÖRMEDİĞİMDEN SANA SIĞINIYORUM..ADALETİNLE MERHAMETİNLE MUAMELENİ BEKLİYORUM..KİMSENİN MERHAMETİNE DEĞİL SENİN MERHAMETİNE GÜVENİYORUM..SENİN RAHMET YAĞMURLARIN YIKASIN BEDENİMİ,ELLERİNİ ÜZERİMDEN ÇEKME! ..BUZDAĞINI ANDIRAN BU KOCA CAN ALICI,KALP KIRICI SESSİZLİĞİ BOZMANI İSTİYORUM..O;NUN KALBİNİ BÖYLE SABİTLE 0;BİZİ HEP BİRBİRİNE GÜZEL GÖZÜKENLERDEN EYLE..YÜREĞİ ENGİN,MERHAMET RÜZGARLARI ESEN,ANLAYIŞIYLA OLGUN SEVDALILARDAN EYLE...
Yarabbi... İşte arzu halim çıktım karşına Neler geldi genç yaşımda başıma Sonunda günahsız çıkmak mümkünmü huzura Sabırı bizden eksik etme ALLAHım
Şikayet ediyorum kendimi sana Bu şirin canımı verdin sen bana Ya ben ne yaptım bütün bunlara Düşündükçe kahroluyorum ALLAHım
Dert verdin, keder verdin ve neşe verdin Doğru yol gösterip burdan git dedin Bütün günahları kendim işledim Mahşer günü beni affet ALLAHım
En büyük hakları tanıdın bize Her çeşit sevmeyi öğrettin bize Hayatı yaşamak zevk oldu bize Huzuru, sükünu nasip et ALLAHım
İrademize güç ver,yoldan çıkmasın Ruhumdaki akıl beni yakmasın Bu can cananına asi çıkmasın Doğruluktan ayırma bizi ALLAHım
Arı gibi bal topladık her bir çiçekten Gün geldi hep ezildik çile çekmekten İsyan etmedik önümüze konan yemekten Herşeyde, heryerde seni bulduk ALLAHım Mahşer günü bizi affet ALLAHım...
sevgiden öte bu Rabbim, Sana aşığım, sen beni kendine dost seçinceye kadar yaşat, ve aşkınla yandığım bir anda al canımı, Kİ ÖLÜM AŞKININ ADI OLSUN...
Ey Rabbim susma ne olur susma kapına geldim diyorum susuyorsun affet diyorum susuyorsun birşey söyle Rabbim ne olur susma bana elini uzat diyorum susuyorsun biliyorum kirlidir ellerim öyleyse kalbimi al Rabbim o kalp ki benim değil senindir, bana yalnız emanettir ben ki o emaneti unuttum araya mesafeler koydum halbuki sen kalbi en gizli buluşmalarımız için yaratmıştın... bu kalbi bu dünyaya bırakma Allah'ım...
Ey bütün çiçeklerin,bütün bitkilerin,yerin,göklerin ve bütün Alemlerin Rabbi; Ben Senin yarattığın tohumlardan cansız bir tohumdum bir zamanlar. Sen bana can verdin. Dualarımı kabul ettin,beni bir çiçek yaptın. Bana kendi dilediğin gibi bir şekil verdin. Renklerle,desenlerle süsledin yüzümü. Bana bir koku sürdün,koklayanları mest eden. Güzellerden bir güzel yaptın,görenlere! gösterdin. Senin verdiğin cazibeyle kuşları,böcekleri çağırdım kucağıma,dayanamadılar koştular.Onlara,Senin Rahmet çeşmelerinden şerbetler sundum Senin izninle. Birbirimize güldük,birbirimize sarıldık.el ele,kucak kucağa Sana şükrettik. Seni zikrettik günler boyunca. Nice kuşlar nice böceklerle tanıştım böylece.. Hepsiyle mutlu beraberliklerim oldu. Nihayet birgün... Beni bir mü'min kulun gördü,yanımdan geçiyordu,beni fark etti durdu,geri döndü eğildi. Yüzüme baktı uzun uzun,önce gözleriyle sonra elleriyle okşadı kokladı,kokladı. Bir öpücük kondurdu yanaklarıma ayrılmadan. ''Ne güzel yaratılmış''dedi sessizce. İşte o an niçin var olduğumu anladım.melekler sardı etrafımızı ansızın. İmrenerek seyrettiler olup biteni. Görmediği Rabbine görmüş gibi inanan bir insanın yücelişini gördüler. Ve herşeyi en ince ayrıntısıyla kaydettiler. çekilen resimlerde bende vardım. Ey dualara cevap veren Rabbim, Ben cansız bir tohumdum. Dualarımı kabul ettin,güzel bir çicek oldum. Senin Kudretinle canlandım,Senin Sanatınla süslendim,Senin Lutfünla güldüm. Şimdi bir duam daha kaldı mahşere sakladığım ''Beni gören gözleri ateşte yakma Ya Rabbii!''
Toprak olmak istiyorum Allahım!..
İnsanlar beni gördükleri zaman topraktan gelip yine toprağa gideceklerini hatırlasınlar..,Kışın kar örtsün üzerimi, yalnız kalayım kendimle;Toprak olmak istiyorum Allah`ım!..